Ana Tanrıçanın İzinde Frigya Yolculuğu
- Turun Kodu 025
- Stok Durumu: Stokta var
24 - 26 Nisan FRİGYA YOLCULUĞU (Afyonkarahisar – Eskişehir – Kütahya)
Ana Tanrıça’nın İzleri
Frigya, Anadolu’nun en önemli kültür ve ritüel merkezlerinden biriydi. Friglerin en önemli tanrıçası ise Kibele olarak bilinen Matar idi. Friglerin “anne” anlamında kullandıkları Matar ismi, yeni arkeolojik bulgularla bu topraklardaki varlığının Taş Tepeler’den Gürcütepe’ye, yani günümüzden yaklaşık 12 bin yıl öncesine kadar gittiğini gösteriyor.
Çatalhöyük ve Hacılar gibi Neolitik Çağ merkezlerinde toprağın bereketini yansıtan şişman kadın tasvirleriyle görülen Ana Tanrıça, Hititlerde Arinna’nın Güneş Tanrıçası, Friglerde ise Matar Kubileya (Dağların Annesi)olarak yaşamaya devam etti.
Frig Vadisi, Matar Kubileya’nın ritüel alanlarını, kentlerini ve eşsiz kaya anıtlarını barındıran, aynı zamanda mistisizmin derin izlerini taşıyan zamansız bir alandır.
Friglerin tapınak cephesi biçimini verdiği ve Ana Tanrıça’yı tasvir ettiği kaya anıtları, sunaklar ve şehirler duymasını bilenlere hâlâ gizemlerini fısıldamayı sürdürüyor.
Friglerin Yolculuğu
Hitit İmparatorluğu’nun yıkılmasından sonra, M.Ö. 12. yüzyılda Trakya üzerinden Anadolu’ya gelen Frigler, daha sonra Gordion merkezli Frig Krallığı’nı kurdular.
Anadolu Ana Tanrıçasını o kadar çok sevdiler ve benimsediler ki ona Matar, yani “Anne” deyip, inançlarının merkezine aldılar.
Bugün kullandığımız Kibele ismi, Friglerin tanrıçaya verdiği Kubileya (Dağların) sıfatından türemiştir. M.Ö. 8. ve 7. yüzyıllarda güçlü bir Anadolu uygarlığı olarak ortaya çıkan Frigler, doğayı kutsal kabul eden, Matar Kubileya’yı her şeyin annesi olarak gören, ritüellere önem veren bir halktı. Tümülüs tipi mezarları Anadolu’ya getirenler de onlardır. Maden işçiliğinde ustalaşmış Frigler, yazıyı da biliyor ve kullanıyordu.
Kutsal alanları genellikle dağlık bölgelerde, doğanın kalbinde yer alıyordu. Bugün Frig Vadisi’nde gördüğümüz anıtların çoğu, Ana Tanrıça Kibele (Matar Kubileya) için yapılmıştır.
Pessinus’un Gizemi
Yolculuğumuzda bu anıtları görecek, ayrıca Midas Şehri’ni ve gizemli ritüellere ev sahipliği yapan Pessinus kentini ziyaret edeceğiz. Pessinus sadece Frigler için değil, Romalılar için de önemli bir kentti. Günümüzde Eskişehir’in Sivrihisar ilçesinin 13 kilometre güneyindeki Ballıhisar Köyü’nde bulunan Pessinus, rahiplerin erkekliklerini Tanrıça’ya sundukları ritüellerin yapıldığı kutsal bir alandı.
Frig Ana Tanrıçası’nın rahipleri hadım olurdu; çünkü onlar erkeklik güçlerini doğanın kendisi olan Tanrıça’ya sunarlardı. Pessinus’ta Tanrıça’nın hiyerofanisi (kutsal tezahürü) olarak kabul edilen siyah bir meteor taşı bulunuyordu. Bu taş M.Ö. 205/204 yılında Roma’ya götürülmüş, Romalılar Tanrıça’ya Magna Mater — “Büyük Ana” — adını vermişlerdir.
Midas Şehri ve Kaya Anıtları
Eskişehir ile Afyonkarahisar arasındaki Midas Şehri de rotamız üzerinde yer alır. Bizim bugün Midas dediğimiz bu kutsal kente, Frig döneminde ne dendiğini bilmesek de görkemini ve kutsallığını tüm duyularımızla hissedebiliyoruz. Kaya yüzeyine oyulmuş ünlü Midas Anıtı da burada bulunmaktadır.
Yolculuğun Özellikleri
- Mitoloji ve Sembol Bilimi Anlatıları: “Labirent” ve “Pan: Bize Ne Mesaj Veriyor?” kitaplarının yazarı Efe Elmas, Frigya’nın Ana Tanrıça kültünü, mitlerini ve sembollerini psikomitolojik bir bakış açısıyla aktaracak.
- Tarih ve Arkeoloji Derinliği: Profesyonel rehberimiz, her kentin ve anıtın klasik tarihini, arkeolojik bağlamını ve uygarlıklar arası geçişlerini anlatacak.
- Frigya’nın Eşsiz Doğası: Kaya anıtları, tapınak cepheleri, tümülüsler ve peri bacalarıyla dolu Frig Vadisi’nin zamansız atmosferinde unutulmaz bir yolculuk.
- Kültürlerarası Katmanlar: Frigler’den Hititlere, Romalılardan Bizans’a kadar uzanan binlerce yıllık ritüellerin ve inançların izini süreceğiz.
- Yerel Lezzetler ve Anılar: Anadolu’nun yöresel mutfağını tadarken, anlatılan mitler ve hikâyelerle çok katmanlı bir deneyim yaşayacağız.
- Kutsal Alanlar ve Gizemli Ritüeller: Pessinus’ta Tanrıça’ya adanmış mekanları, siyah meteor taşı efsanesini ve Midas Şehri’nin kaya anıtlarını yerinde göreceğiz.
- Çok Boyutlu Deneyim: Doğa, tarih, mitoloji, arkeoloji ve sembol bilimi tek bir yolculukta birleşiyor.
1. Gün (24 Nisan) Afyonkarahisar
Gezilecek Yerler
Ayazini Köyü, Meryem Ana Kaya Kilisesi, Yazılı Kilise, Genç İsa Kilisesi, Medusa kabartmalı kaya mezarları, çok katlı kaya yerleşimleri, Geleneksel Türk Evleri, Avdalaz Kalesi, Göynüş Vadisi, Maltaş Kaya Anıtı, Aslantaş, Yılantaş, Kral Yolu, Emre Gölü, Memeç Kayalıkları, Aslankaya Anıtı
Afyonkarahisar Frig Vadilerinin en çok merak edilen yeri sayılan Ayazini Köyü’ne ulaşıyoruz. Bu köyün adı aslında burada görülecek yerler hakkında bilgi veriyor. Köydeki en büyük kaya kilisesi sayılan Meryem Ana Kaya Kilisesi nedeniyle (Hagios-Aya=Kutsal) ve kaya kilisesi olması nedeniyle mağaraya benzetilerek (in) kelimeleri bir araya gelerek “Kutsal İn” anlamına gelen “Ayazini” ismi verilmiş. Köyde çok sayıda kaya kilisesi ve kaya mezarı var. İlk durağımız bu köy olacak ve en az 2 saat köydeki kaya kiliselerini (Meryem Ana Kilisesi Yazılı Kilise ve Genç İsa Kilisesi), Medusa kabartmalı kaya mezarlarını, çok katlı kaya yerleşimlerini (Afyonluların “Dünyanın İlk Apartmanı” dedikleri yerleri), köy içindeki kesme taş ve ahşap mimariye sahip Geleneksel Türk Evlerini görerek adeta açık hava müzesi olan Ayazini’yi keşfediyoruz. Ardından Ayazini Köyünde yemek ve çay kahve molası veriyoruz.
Ayazini Köyünden sonra ise “Avdalaz Kalesine” ulaşıyoruz. 5 katlı ve tamamen kayanın oyulmasıyla gözetleme-savunma kalesi olarak yapılmış kalenin en üst noktasına çıkıp muhteşem manzaranın tadını çıkarıyoruz. Ardından Göynüş Vadisine ulaşıyor ve buradaki Kybele adına yapılan “Maltaş” kaya anıtını görüyoruz. Bu anıtın yanındaki diğer Frig dönemi eserlerden sayılan Aslantaş ve Yılantaş kaya mezarlarını ziyaret ettikten sonra Türkiye’de nadir görülen antik yol izlerinin olduğu Kral Yolu’na ulaşıyoruz. Binlerce yıl öncesinin tekerlek izleriyle şekillenmiş bu yolları gördükten sonra Emre Gölü’ne ulaşıyor ve bir çay kahve molası veriyoruz (isteyenler gondol turlarına katılabilir). Ardından AROG filminin çekildiği Memeç Kayalıklarına ulaşıp buradaki kaya kiliseleri ve kaya mezarlarını ziyaret ediyoruz. Son ziyaretimiz ise Kybele adına yapılmış ve üzerindeki aslan kabartmaları nedeniyle Aslankaya Anıtı ismini almış muhteşem Frig eseri olacaktır. Programı burada tamamlayıp Afyonkarahisar merkezdeki otelimize geçiyoruz.
Konaklama: 5* Oruçoğlu Termal Otel (Afyon)
Yeme–İçme Bilgileri
• Kahvaltı: Uygun bir restoranda alınır. (Ekstra)
• Akşam Yemeği: Uygun bir restoranda alınır. (Ekstra)
2. Gün (25 Nisan): Eskişehir
Gezilecek Yerler
Pessinus Antik Kenti, Ballıhisar Köyü, Roma Tapınağı ve Tiyatro, kazı alanı, Sivrihisar Ulu Cami, Alemşah Kümbeti, tarihi konaklar, Ermeni Kilisesi, Yazılıkaya – Midas Kenti, Midas Anıtı, Kırkgöz Kayalıkları, kaya sarnıçları, Bitmemiş Anıt, Gerdekkaya Anıtı
Otelimizdeki kahvaltının ardından Eskişehir’e doğru yola çıkıyoruz. Sivrihisar ilçesindeki Pessinus antik kentine Kybele’nin ana kült merkezine ulaşıyoruz. Antik kentin üzerine kurulan Ballıhisar Köyü’ndeki kent kalıntılarını, Roma dönemi tapınağı-tiyatroyu ve kazı evini gördükten sonra Nasreddin Hoca’nın memleketi sayılan Sivrihisar ilçesine ulaşıyoruz. Sivrihisar ilçe merkezinde UNESCO Dünya Mirası ilan edilen Türkiyenin en büyük ahşap Ulu Camisini (1274), Alemşah Kümbeti’ni, tarihi konakları, Ermeni Kilisesi görüyor ve ilçe merkezinde yöresel yemekleri deneyimlemek için öğle yemeği molası veriyoruz. Ardından Friglerin en kutsal kenti sayılan Yazılıkaya-Midas Kenti’ne ulaşıyor ve burada Friglerin en eski ve en büyük Kybele tapınağı sayılan Midas Anıtını ziyaret ediyoruz. Burası çok geniş bir ören yeri ve burada Kırkgöz Kayalıkları, kaya sarnıçları ve Bitmemiş Anıt gibi başlıca Frig dönemi eserleri gördükten sonra Hellenistik döneme tarihlenen bölgedeki en büyük kaya mezarı sayılan Gerdekkaya Anıtı’nı ziyaret edip Eskişehir il merkezindeki otelime doğru yola çıkıyoruz.
Konaklama: Senna City (Eskişehir)
Yeme–İçme Bilgileri
• Kahvaltı: Programa dahil, otelde açık büfe veya set menü
• Akşam Yemeği: Uygun bir restoranda alınır. (Ekstra)
3. Gün (26 Nisan): Kütahya
Gezilecek Yerler
Kütahya Çini ve Porselen Müzeleri, Germiyan Sokak, tarihi çarşı, Kütahya Kalesi, Aizanoi Antik Kenti, Zeus Tapınağı, macellum (antik borsa), stadyum-tiyatro kompleksi, Roma köprüleri
Eskişehir’deki otelimizde kahvaltı yaptıktan sonra Kütahya il merkezine ulaşıyor ve buradaki Kütahya Porselen ve Çini geleneğini aktaran müzeleri, Germiyan Sokak’ta tarihi çarşıyı ve Kütahya Kalesinde ise muhteşem manzaranın tadını çıkardıktan sonra Kütahya merkezde öğle yemeği molası veriyoruz. Ardından UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesinde yer alan Aizanoi antik kentine ulaşıyoruz. Burası antik dönemden günümüze ulaşan en iyi korunmuş Zeus tapınağını ve dünyanın ilk borsası sayılan macellum yapısını, dünyada nadir görülen “stadyum-tiyatro” kompleksini ve Roma dönemi köprülerinin görülebildiği eşsiz bir noktadır. Burada gezimizi sonlandırıp İzmir’e dönüyoruz.
Yeme–İçme Bilgileri
• Kahvaltı: Programa dahil, otelde açık büfe veya set menü
• Akşam Yemeği: Uygun bir restoranda alınır. (Ekstra)
Bu yolculukta, yalnızca Frigya’nın kalıntılarına değil; binlerce yıllık bir belleği, mitlerin içsel yankılarını ve doğanın döngüsündeki kutsal dengeyi keşfedeceğiz.
Araç Hareket Durakları (23 Nisan)
00.30 – Fahrettin Altay, Ziraat Bankası önü
00.45 – Alsancak kültürpar, Lozan kapısı
01 00 – Karşıyaka, Anıt karşısı
01.15 – Bostanlı, İskele durağı
01 30 – Ege Üniv. acil önü
Ücretlendirme
İki kişilik odalarda konaklama: 18.500 TL (KDV dahil)
Tek kişilik odada konaklama: 21.500 TL (KDV dahil)
Programa Dahil Olanlar
Ulaşım
Seyahat Sigortası








